​MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ CKMP – MHP – MP – MÇP

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ CKMP – MHP – MP – MÇP

Türk Milliyetçiliği fikrini ve Türk-İslam ülküsünü savunan milliyetçi muhafazakar bir parti olan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Köylü Partisi’nin birleşmesiyle, 16 Ekim 1958’de kuruldu. Yeni partinin başkanlığına, CMP Genel Başkanı Osman Bölükbaşı seçildi. Ancak bir süre sonra Osman Bölükbaşı başta olmak üzere 29 milletvekili partiden ayrıldılar ve Haziran 1962’de Millet Partisi’ni ikinci kez kurdular. Bu bölünmeden sonra CKMP genel başkanlığına 1962’de Ahmet Tahtakılıç geldi. Daha sonra da Ahmet Oğuz Genel Başkanlığa seçildi.

 

27 Mayıs 1960 ihtilalinde Milli Birlik Komitesi’nde bulunan ancak daha sonra MBKldan laştırılan (14’ler) Ahmet Er, Muzaffer Özdağ, Dündar Taşer, Rıfat Baykal, Mustafa Kaplanı Numan Esin, Fazıl Akkoyunlu, Şefik Soyuyüce CKMP’ye katıldı. Yine 14’lerden Alparslan Türkeş, Delhi’deki görevinden döndükten sonra 31 Mart 1965’te CKMP’ye katıldı. 1 Ağustos 1965’de de Alparslan Türkeş Genel Başkanlığa seçildi.

9 Şubat 1969’da Adana’da yapılan Genel Kongre’de Parti adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi. Terazi olan amblemini de kırmızı zemin içerisinde üç hilal olarak belirledi. Dokuz Işık öğretisi de aynı kongrede kabul edildi (Milliyetçilik, Ülkücülük, Ah/akçı/ık, j/imci/ik, Toplumculuk, Köycülükl Hürriyetçilik, Gelişmeci/ik, Endüstrici/ikl. Antikapitalist, antikomünist, milliyetçi, laik ve dindar bir siyaseti benimseyerek siyasal çalışmalarını günümüze kadar etkin bir biçimde sürdürdüler.

CKMP, 1965 seçimlerinde % 2,2 oranında oy aldı ve 1 1 milletvekiliyle Meclis’e girdi. Ayrıca bir de senatör çıkardı. 1969 seçimlerinde Alparslan Türkeş Adanaldan milletvekili seçildi ve 1973’e kadar MHP’yi Meclis’te tek başına temsil etti. MHP, 1973 seçimlerinde milletvekili sayısını üçe çıkardı. 197Tde ise sayı 1 6’ya çıktı, ayrıca senatoda da bir üyesi oldu. 1. ve 2. Milliyetçi Cephe hükümetlerinde AP ve MSP ile koalisyon ortaklığı yaptı. Bu yıllarda, 1975’den 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar bütün yurtta yaşanan terör olaylarında, Ülkü Ocakları’nın partiyle ilişkilendirilip suçlanmasıyla karşılaştı.
MHP, 1977’de Necip Fazıl Kısakürek’in desteğini aldı. Böylece Türkçü-islamcılığa ağırlık verdi. Hergün, Ortadoğu, Bayrak, Millet gazeteleri ve Töre dergisi partiye destek veren yayın organlarıydı. Parti ayrıca ÜGD, MİSK, Pol-Bir kuruluşlarıyla toplumsal örgütlenmeye gitti.

Milliyetçi Hareket Partisi milliyetçilik ve laiklik üzerine kurduğu anlayışıyla birlikte, Alparslan Türkeş’i başbuğ olarak nitelendirdi. Özellikle 1 970’li yıllarda sol görüşe karşı tavizsiz bir duruş benimsedi. Bu yaklaşımla sağ-sol kavgasında birçok MHP’li çatışmalarda hayatını kaybetti. Gazeteci, yazar ve milletvekili İlhan Darendelioğlu, milletvekili ve bakan Gün Sazak, MHP İstanbul İl Başkanı Recep Haşatlı ve oğlu öldürüldüler.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra MHP 1 6 Ekim 1 981 ‘de kapatıldı ve mallarına el konuldu. 7 Temmuz 1983’de Muhafazakâr Parti adıyla MHP’liler yeni bir parti kurdular. Muhafazakâr Parti, 1985 Kasım’ında adını Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇPI olarak değiştirdi. 1987 yılında önce Ali Koç daha sonra da Naci Kanburoğlu Genel Başkanlık yaptılar. 19 Nisan 1987’de Abdülkerim Doğru Genel Başkan seçildi. Aynı kongrede Devlet Bahçeli Genel Sekreterliğe, Ali Güngör, Hüseyin Abbas, Abdülhadi Toplu, Muzaffer Eriş, Mehmet Refet Eke, Şevket Bülent Yahnici ve Tuğrul Türkeş de Genel Başkan yardımcılıklarına getirildiler.
Alpaslan Türkeş’in siyaset yasağı 6 Eylül 198Tde sona erdi ve 4 Ekim 1987’de MÇP Olağanüstü Kongresi’nde Alpaslan Türkeş MÇP Genel Başkanlığına seçildi. MÇPI Ekim 1991

genel seçimlerinde Refah Partisi (RP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi (DP) ile ittifak yaptı. MÇP lideri Türkeş Yozgat milletvekili olarak yeniden parlamentoya girdi. Parti, 24 Ocak 1993’de de MHP adına geri döndü. MHP, 1995 genel seçimlerinde % 10’luk seçim barajını aşamadığı için milletvekili çıkaramadı.

4 Nisan 199Tde Alparslan Türkeş geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara’da vefat etti. Cenazesi devlet töreni ile kaldırıldı. Türkeş’in ölümünden sonra MHP’de bölünmeler başladı. Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş ile Devlet Bahçeli arasında gerilimli bir adaylık süreci yaşandı. Sonunda Devlet Bahçeli 6 Temmuz 199Tde yapılan olağanüstü kurultayda genel başkanlığa seçildi. 18 Nisan 1999 milletvekili seçimlerinde büyük bir yükseliş yaşayan MHP, % 17. 98 oy alarak DSP’nin ardından en çok oy alan ikinci parti oldu. Kurulan DSP-ANAP-MHP koalisyonunda, biri başbakan yardımcılığı olmak üzere 12 Bakanlık aldı. Uyumlu bir koalisyon hükümetinde yer alan MHP, daha sonra uyuşmazlıklardan dolayı erken seçim kararı aldı. Ancak 3 Kasım seçimleri MHP için büyük bir yıkım oldu ve barajı aşamadığı için Meclis’e giremedi.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE

Seçim Sonuçları

1969: (274,225) 1995: %8118 (2,30113431

1973: (362,208) 1999: (5606,5831

1977: %6142 (951,544) 2002: (2,6298081

9 SUBAY OLAYI

195Tde Binbaşı Samet Kuşçu, bir grup subaya devrimci içerikte konuşmalar yaptı. Ancak karşısındaki konuşmalardan pek hoşlanmadılar. Kuşçu, subayların Menderes taraftarı olduğunu düşününce, onlar kendisini ihbar etmeden önce kendisi onları ihbar etmek için harekete geçti. Binbaşı Samet Kuşçu, çeşitli basın organlarına demeçler vermeye başladı. Başlarında Yarbay Faruk Güventürk’ün olduğu bir grup subayın, Nasır tipi bir ihtilal hazırlığı içinde olduğunu belirtti.

Demokrat Parti bu açıklamaları önce ciddiye almadı. Ama daha sonra Kuşcu’dan gizli toplantıları kaydetmesi istendi. Ses kayıtlarının çok cızırtılı olmasından dolayı konuşmalar çözülemedi. Bunun üzerine Binbaşı Samet Kuşçu paniğe kapılarak Amerikan Konsolosluğu’na sığındı. Amerikalılar, Kuşçu’yu ihbar etti. 16 Ocak 1958jde İstanbul’da, Samet Kuşçu ile birlikte 9 subay tutuklandı. Tutuklananlar arasında bulunan Kurmay Albay Naci Aşkun İnönü’yü devirmek için 1943 senesinde kurulan cuntanın içerisinde yer almıştı. Kendisini tutuklattıran mahkeme başkanı ise aynı cunta içerisinde yer alan Tümgeneral Cemal Tural’dı.

26 Mayıs’ta tutuklu bulunan 9 Subay’ın mahkemesine başlandı. 25 Kasım’da Askeri mahkeme  8 subaya beraat kararı verirken, Kuşcu 2 yıl hapse mahkum edildi.

9 subay davasının mahkeme başkanı Cemal Tural, 27 Mayıs döneminde 1. Ordu Komutanı, 1966’da Genelkurmay Başkanı oldu. Tural, 1 969’da darbe hazırlığı yaptığı gerekçesiyle Başbakan Demirel ve Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay işbirliğiyle görevden alındı.

Cevap