​DERSİM İSYANLARI

DERSİM İSYANLARI

Osmanlı döneminde yüzyıllarca yurtluk ve ocaklık biçiminde özerk olarak yönetilen Dersim bölgesinde 1847, 1877-78, 1885, 18921 1893-95, 1907, 1911 ve 1916 yıllarında sık sık ayaklanmalar gerçekleşmişti. Dersim’de aşiret düzeni sosyal yapıyı oluşturuyordu. Cumhuriyetin ilanından sonra da sistem değişmemişti. Ankara Hükümeti aşiret düzeninin değişmesini istiyordu. 2 Şubat 1926’da Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey Dersim’in ıslahı üzerine bir rapor yazdı. 1933 yılına kadar bölgede incelemeler yapıldı ve üst düzey bürokratlar tarafından 7 adet rapor daha yazıldı.

Meclis, 25 Aralık 19351de de ‘Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkında Kanun”u yürürlüğe koydu. Kanun gereği Tunceli isimli bir vilayet kuruldu. Vilayete, Kolordu Komutanı rütbesinde bir kişi vali ve kumandan olarak atandı. Valinin kaza ve nahiyelerin hudut ve merkezlerini değiştirme yetkisi vardı. Ayrıca Tunceli merkezinde bir ağır ceza ve asliye mahkemesi kuruldu. 1937 yılı itibariyle de İçişleri Bakanlığı tarafından Tunceli’nin kalkındırılması ve asayişin sağlanması üzerine çalışmalara hız verildi. Böylece Tunceli’ye devlet otoritesi getirildi.
Suriye’den gelen Ermeniler ve Koçgirili Alişir’in propagandaları aşiret reislerini etkiliyordu.
Ayrıca Hoybun Cemiyeti tarafından 1 933 ve 1934 yıllarında Türkiye’ye gönderilen Ermeni

Boğos ve M. N. Dersimi de bölgede faaliyetlerini sürdürüyordu. Bunun takibatını yapmış olan 4. Umum Müfettişi Alpdoğan, bütün aşiretlerin silahlarını teslim etmelerini istediği bir bildiri yayınladı. Ancak birçok aşiret bu bildiriyi dikkate almadı hatta askerî karakollara saldırılar düzenlediler. Aşiret reislerinin lideri Seyit Rıza, Alpdoğan’dan Tunceli Kanunu’nun kaldırılmasını talep etti. Dersim için özel ve milli haklarını sağlayan bir idarenin kurulması isteniyordu.

21 Mart 1937 gecesi Pah bucağı ile Kahmut’u birbirine bağlayan köprünün yıkılmasıyla isyan başladı. Seyit Rıza’nın emriyle Batı Dersim’de Hozat’ın Sin köyüne baskın yapıldı. Bunu diğer saldırılar izledi.

Hükümet olayların artması üzerine 3 Mayıs’ta hava kuwetlerine bağlı bir uçak filosuyla askerî harekâta başladı. Hava saldırıları art arda sürdürüldü. Seyit Rıza’nın evi, Sabiha Gökçen’in kullandığı uçakla bombalandı. Ardından Seyit Rıza’nın saklandığı Kızıldağ kuşatıldı.

25 bin kişilik Türk Kuvvetleri Haziran ayında isyancıları sıkıştırdı ve Temmuz-Ağustos ayları içinde isyancılar yakalandı. Seyit Rıza da 10 Eylül’de Erzincan jandarmasına teslim oldu. Seyit Rıza ile birlikte 11 kişi idam edildi.

Ancak aşiretler, 2 Ocak 1938’de yeni bir ayaklanmaya giriştiler. Kör Abbas, Keçel ve Baluşağl aşiretlerine mensup isyancılar, Tunceli bölgesinde jandarma müfrezesinden yedi jandarma erini öldürdüler. Ardından Mercan karakolunu basıp iki eri daha öldürdüler. 3. Ordu Müfettişi Org. Kazım Orbay’ın komutasında üç kolorduyla harekât düzenlendi. Operasyon 16 Eylül 1938’de sona erdi.

Cevap